CHP’li Adıgüzel: Birileri çıkar ‘biz kazandık’ der, aldanmayın

ANKARA – 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere sayılı günler kala partilerin mutfaklarında seçim güvenliğine dair hazırlıklar sürüyor. YSK’nin açıklamasına göre cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde yurt içinde toplam 190 bin 736 sandıkta 60 milyon 904 bin 499 kişi oy kullanabilecek. Yurt dışında kurulacak 4 bin 969 sandıkta ise 3 milyon 286 bin 786 kişi oy verebilecek.

Uzun süredir seçmen listeleri ve sandık güvenliği üzerine çalışma yapan CHP’nin hazırlıklarında sona gelindi. Sandık görevlilerini atama sürecini hızlandırdıklarını, bir yandan da askıya çıkan seçmen listelerini takip ettiklerini belirten CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel son çalışmaları anlattı.

‘HEDEF HER SANDIKTA BİR CHP’Lİ, İKİ MİLLET İTTİFAKI BİLEŞENİ GÖREVLİ’

Seçim güvenliğinin en önemli ayağı yurt içi sandıkları. Millet İttifakı ile çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Adıgüzel, okul ve hukuk sorumlularını atadıklarını, yakın bir dönemde de sandık eğitimlerinin başladığını söyledi. Hedeflerini, “Her sandıkta bir CHP’li ve iki Millet İttifakı bileşeni görevlinin olması” ifadeleriyle anlatan Adıgüzel, “Yakın zamanda Millet İttifakı olarak görevlilerimizi de birleştiriyor olacağız. Hangi parti hangi sandıkta kaç kişiyle var bunu görüyor olacağız” diye konuştu.

‘YURT İÇİ VE YURT DIŞINDA 170 BİN CİVARI SURİYELİ SEÇMEN VAR’

Seçmen listeleri açığa çıkmadan önce ortaya atılan iddialardan biri de başka ülke doğumlu olup Türkiye vatandaşlığına geçen ve seçmen olma hakkına sahip olan kişi sayısı üzerineydi. Bu sayının milyonlarla ifade edildiği süreçte analizlerini yaptıklarını anlatan CHP’li Adıgüzel, “Yurt içi ve yurt dışı seçmen kayıtlarında 170 bin civarında Suriyeli seçmen var. İran, Irak, Libya, Afganistan asıllıları da hesaba katınca bu sayı 240 binler civarına geliyor. İddia edilen sayıları görmedik” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel

‘OYLARIN HER ADIMINI TAKİP EDİYORUZ’

Seçimlerin bir diğer ayağı ise yurt dışı oyları. Sosyal medyada, “Yurt dışında 6,5 milyon oy kullanan kişi olacak” iddiasının gerçek olmadığını, resmi rakamın 3 milyon 286 bin olduğunu belirten Adıgüzel, “15 yeni yurt dışı temsilcilikte oy kullanılacağı ve buranın riskli olduğu da söyleniyor ama oy kullanacak insan sayısı (12 bin civarı) çok fazla değil. Buraları da takip ediyoruz” dedi.

Yurt dışında seçime katılım ortalamasının yüzde 50 civarında olduğunu, bu oranı artırmak ve oyların “güvenli şekilde” Türkiye’ye gelmesi için çalıştıklarını ifade eden Adıgüzel, “Yanlış bir algı sosyal medyadan yayıldı. Oyların her adımını takip ediyoruz” diye konuştu. Yurt dışında kayıtlarının silindiğini iddia eden bazı seçmenlerin YSK’nin yurt dışı seçmen başlığından hızlıca kontrollerini yapabileceğini, sorun olması halinde CHP ile iletişime geçebileceklerini söyleyen Adıgüzel sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birkaç gün boyunca oy kullanıldığı için seçmenin korkusu var. ‘Acaba o sandıklar nerede korunuyor?’ diyorlar. Bizim birlik temsilcilerimiz bunu adım adım takip ediyor. Kapıdaki bir kilit anahtarı da bizim birlik temsilcimizde oluyor. Başka bir yerden girilmemesi için kontrol ediyor. Milletvekili arkadaşlarımız dahil konsolosluktan oylar gelirken refakat ediyoruz. Bir dakika bile çuvallar yalnız bırakılmıyor. Ankara’da oyların sayıldığı ATO’da da seçim gününe kadar nöbet tutuyoruz. Bütün Türkiye’de sandıklar açıldığında görevli bin beş yüz kişi diğer kişilerle birlikte oyları sayıyor.”

‘İNTERNET KESİLEBİLİR Mİ?’

Açıklamalara karşın seçmenlerde seçim güvenliğine dair endişeler bitmiyor. 2017 Referandumu’nda mühürsüz oyların kabul edilmesi ve 2019’daki yerel seçimlerde İstanbul sonuçlarının iptal edilmesini hatırlatan Adıgüzel’e göre de risk her zaman var. Bu riski minimize etmek için en önemli görevin sandıklarda görev almak ve ıslak imzalı tutanaklara erişmek olduğunu söyleyen Adıgüzel, “Eğer bizim elimizde ıslak imzalı tutanak varsa riski minimize etmiş oluruz. Görevlimiz sabah erkenden gelip gözünü kırpmadan görevini yapıp, oy sayımı bittikten sonra bütün itirazlarını yapıp ıslak imza tutanağını aldıysa riski minimize ediyoruz” dedi.

Seçmenlerin en sık, “İnternet kesilebilir mi” diye sorduğunu, bu ihtimalin yaşanabileceğini ifade eden Adıgüzel, bu durumun da çözümünün olduğunu söyledi. Adıgüzel, “Bizim seçim sistemimiz manuel bir sistem. Kapalı oy kullanılıyor, açık sayım yapılıyor. Biz ilçe başkanlıklarımızda sonucu birleştiriyoruz. 973 ilçede oyların doğru birleştirilmesinde teknoloji devreye giriyor. 2018, 2019’dan beri bunları karşılaştırdığımız bir sistemimiz var. Aynı zamanda YSK’yle de karşılaştırıyoruz. Biz riski dağıtmak için hiçbir zaman bir sistem kullanmıyoruz. En az üç sistemle, diğer partiler, gönüllü sistemi entegre edip tüm verileri kullanıyoruz. Bundan kaynaklı birbirini kontrol eden bir alt yapımız var. Yeter ki görevlilerimiz sonucu takip etsinler” dedi. Adıgüzel sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu manipülasyona aldanmasınlar. Birileri çıkar ‘biz kazandık’ der, aldanmayın. 2019’da bunu yaşadık. Birileri sessizliğe bürünür, ben bilmiyorum der. Bizim yapmamız gereken süreci adım adım teyit etmek. Milletvekilliği için 48, cumhurbaşkanlığı için 24 saat itiraz süremiz var. Yeter ki elimizde ıslak imzalı tutanaklar olsun. Kritik saatler de bunlar. Kazanmak için en anlamlı noktaya gelene kadar bütün sonuçları takip etmemiz gerekiyor. Sonuçta farkın anlamlanması lazım.”

‘SEÇİM GÜVENLİĞİ SİYASET ÜSTÜ BİR MESELE’

Kapatma davasıyla karşı karşıya olan HDP seçimlere Yeşil Sol Parti ile girme kararı aldı. Bir önceki seçimlere katılmadığı için Yeşil ve Sol Parti sandık görevlisi veremeyecek. HDP’nin seçime girmemesi durumunda sandık görevlisi anlamında bir eksikliğin yaşanabileceği ifade ediliyor.

Adıgüzel bu konuda, “Millet İttifakı bileşenleri olarak her sandıkta görevlimiz olması için çalışıyor olacağız. HDP’nin güçlü olduğu bölgelerde de biz sandık atamalarımızı yapıyor olacağız. Türkiye’nin hiçbir bölgesini birbirinden ayırmıyoruz” değerlendirmesi yaptı. “Bu konuda iş birliği yapacak mısınız?” sorusuna Adıgüzel’in yanıtı şöyle oldu:

“Seçim güvenliği bu ülkede siyaset üstü bir mesele. Keşke bunları siyasi partiler yapmak zorunda kalmasa ama Türkiye’nin geldiği ortamda bunu siyasi partiler üstlenmek zorunda kalıyor. Bizim amacımız sandığa giren oyların en doğru şekilde sandıktan çıkması. Bu noktada her türlü çalışmayı yaparız.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*