Ay hakkında bilmiyor olabileceğiniz 5 ilginç gerçek

Hindistan’ın Ay yüzeyine başarıyla inen dördüncü ülke olmasıyla beraber, 2023 yılı uydumuz konusunda oldukça heyecan verici bir yıl oldu. Ayrıca, NASA’nın yarım yüzyıl sonra ilk kez insanları Ay’ı taşıyacak Artemis II görevi için mürettebatı duyurmasıyla bu heyecan önümüzdeki yıllarda da devam edecek gibi gözüküyor.

Ay’da yapılan bütün keşifler, aynı zamanda Ay’ın bileşimi, iç süreçleri ve olağandışı özelliklerine ilişkin giderek artan bir anlayışı ortaya çıkarıyor. Şimdi gelin, uydumuz Ay ile ilgili bazı ilginç ve dikkat çekici gerçeklere göz atalım.

AY, DÜNYA’DAN UZAKLAŞIYOR

Chip’in aktardığı habere göre NASA astronotları, 1960’lı ve 70’li yıllarda Apollo görevleri döneminde Dünya ile Ay yüzeyi arasında lazerlerin yansıtılabilmesi için Ay’a reflektörler yerleştirdiler. Ay Lazer Mesafe Deneyleri olarak bilinen bu testler, bilim insanlarının bu sinyallerin geri yansımasının ne kadar sürdüğünü gözlemleyerek Ay’ın uzaklığını doğru bir şekilde ölçmesine imkan tanıdı.

Araştırmacılar, Ay’ın Dünya’dan yaklaşık 384 bin kilometre uzakta olduğunu doğrulamanın yanı sıra, uydumuzun yılda yaklaşık 3,8 santimetre hızla bizden yavaşça uzaklaştığını da keşfettiler. Bu, yaklaşık 600 milyon yıl içinde Ay’ın Güneş’i kapatamayacak kadar uzakta olacağı ve tam güneş tutulmalarının yok olacağı anlamına geliyor.

Ay’ın ortaya çıkma hikayesinin de gerçekten etkileyici olduğu söylenebilir. Güncel anlayışımıza göre kayalık uydumuz, Mars büyüklüğündeki Theia gezegeninin Dünya’ya çarparak uzaya büyük miktarda enkaz fırlatması sonucu oluştu. Dünya’nın ilk kabuğunun bu parçaları daha sonra birleşerek bugün gördüğümüz Ay’ı oluşturdu.

Araştırmacılar, son zamanlarda Apollo 17 astronotlarının getirdiği ay kayalarındaki zirkon kristallerini analiz etti. Bu kristallerdeki uranyumun kurşuna dönüşme hızını hesaplayarak Ay’ın 4,46 milyar yaşında olduğunu buldular ve bu da Ay’ın oluşumunu sağlayan felaket olayının, Dünya’nın ortaya çıkmasından çok kısa bir süre sonra meydana gelmiş olması gerektiği anlamına geliyor.

Ay’ın tektonik plakalarının aktif olarak hareket ettiğini gösteren çok sayıda Ay depremi tespit edildi. Son tespit edilen örnekte, Hindistan’ın Chandrayaan-3 gezgini 26 Ağustos 2023’te sismik bir olay tespit etti, ancak Apollo astronotları tarafından Ay’a bırakılan sismometreler tarafından tespit edilen çok sayıda deprem bulunuyor.

Bu sarsıntıların Ay’ın tektonik plakalarının birbirine sürtünmesinden kaynaklandığı ve bu hareketin, Dünya’nın yerçekimi nedeniyle Ay üzerinde biriken katı gelgit kuvvetlerinden kaynaklandığı düşünülüyor.

Ay’da suyun mevcut olduğunu biliyoruz, ancak bilim insanları hala suyun tam olarak nerede ve nasıl depolandığını bulmaya çalışıyor. Bu yılın başlarında araştırmacılar, Çin’in Chang’e 5 görevi tarafından getirilen Ay toprağı örneklerini analiz ettiler ve şaşırtıcı bir şekilde Ay’ın su içeren küçük cam kristallerle dolu olduğunu buldular.

Şu anda, camın muhtemelen göktaşı çarpması sırasında oluştuğu ve güneş rüzgarlarındaki hidrojen atomlarının Ay yüzeyine çarpmasıyla oluşan suyu emen bir sünger görevi gördüğü düşünülüyor.

AY’IN UZAK TARAFI ELEKTRİKSEL OLARAK DAHA İLETKEN

Güney Kore’nin Danuri yörünge aracından gelen verileri analiz eden bilim insanları, son zamanlardaki büyük Ay gizemlerinden biriyle karşılaşarak, Ay’ın uzak tarafının yakın tarafına göre daha fazla manyetik alana sahip olduğunu buldular. Bu, Ay’ın Dünya’ya bakan tarafının elektriksel olarak daha iletken olduğu anlamına geliyor, ancak bu durumun sebebi henüz bilinmiyor. Manyetizmanın daha fazla olması, Ay’ın uzak tarafındaki gizli su rezervlerine işaret etse de araştırmacılar henüz bu tuhaf çelişkiyi için bir açıklama sunmadılar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx