Yozgat’ın son kasket ustası mesleğinin yok olmasından endişe duyuyor

SEYFİ ÇELİKKAYA

Yozgat’ın son kasket ustası 71 yaşındaki Osman İçme, kasket dikerek babasından öğrendiği mesleğini devam ettiriyor. İçme, kendisinden sonra mesleğinin tamamen yok olmasından endişe duyduğunu belirterek, “Benden sonra da şapka yapacak kimse yok” dedi.

İçme,  diktiği kasketlere başka illerden de talep geldiğini ve ölçüye göre dikip gönderdiğini söyledi. İçme, “Yozgat’tan giden ve bizim burada şapka yaptığımızı bilen ve bizim şapkalardan giyen vatandaşlarımız var. İstanbul’da, İzmir’de, Bolu’da, Antalya’da, Ankara’da olsun bu arkadaşlar bizi arıyorlar. Bize numaralarını söylüyorlar, biz onların isteklerine göre şapkalarını yapıp kargoyla gönderiyoruz” dedi.

Osman İçme, şöyle konuştu:

“Babam şapkacı Abdurrahman. Babam Yozgat’ın ilk şapka ustasıydı. Babam rahmetli olduktan sonra da şu an Yozgat’ın son şapka ustası benim. Benden sonra da şapka yapacak kimse yok. Bu şapka Yozgat’a has bir şapkadır. İki modelimiz var. Biri 8 köşe bir de 3 köşe şapkamız var. Yozgat’ta bu şapkalar makbuldür. Türkiye’nin her tarafına da rahatlıkla gönderebiliyoruz. Talep bugünlerde biraz fazla oldu, havaların soğumasıyla birlikte. Yazın fazla o kadar olmuyor da kışın biraz daha fazla oluyor. Kaliteli kumaşlardan yapıyoruz. İşe yaramayan kumaşlardan şapka yapma şansımız olmuyor.”

“BABAM GÜNDE YÜZ TANE ŞAPKA YAPIYORDU”

“Babam günde sabahtan akşama kadar 100 tane şapka yapıyordu” diyen kasket dikim ustası Osman İçme, “O zamanlar ben 95 tane yaptım. 100 taneye kadar yapamadım ama şimdi pek o kadar üzerine eğilemediğim, yapamadığım için 30-40 tane falan ancak yapıyorum şimdi. Yozgatlı olup da Yozgat’tan giden ve bizim burada şapka yaptığımızı bilen ve bizim şapkalardan giyen vatandaşlarımız var. İstanbul’da, İzmirde, Bolu’da, Antalya’da, Ankara’da olsun bu arkadaşlar bizi arıyorlar. Bize numaralarını söylüyorlar, biz onların isteklerine göre şapkalarını yapıp kargoyla gönderiyoruz” dedi.

“BAŞ AĞRISINI ENGELLER”

Osman İçme dikimini yaptığı kasketlerin özelliğini ve kullanım amaçlarını da şöyle anlattı:

“Bu şapkanın özelliği, şu ortasındaki etiket altında pamuk vardır. Üzerindeki mikadır. Bu insanın başındaki teri emer. Baş ağrısını önler. Harmanda bu şapkayı giydiği zaman, böyle giyer. Namaz vakti geldiğinde bu sefer de böyle çevirir. Namaz vakti burasının düz olmasının nedeni secdeye vardığında şapka rahatsızlık vermez. Daha önceden bunun içerisinde resim vardı. Resimli olduğu için namaz kılınmak mekruh dediler. Resmi çıkarttık, sadece şapka resmi var. O zaman insan resmi vardı. Şimdi sadece şapka resmi var.”

“BUNU TAKTIĞIM ZAMAN ATATÜRK’Ü YAD EDİYORUM”

Yozgat’ta kasket kullanmaya devam eden vatandaşlardan Selahattin Eker, babasından kalan kasketi 12 senedir giydiğinin altını çizdi. Osman Karaca ise, “Kasketi yaklaşık üç yıldan beri giyiyorum. Kafamı kışın sıcak tutuyor, yazın serin tutuyor. Bir de kasket insanın karakteriyle de alakalı. Her kasket her insana yakışmaz. Sekiz köşe olurdu Yozgat kasketleri. Bir ara bende de vardı, giyiyordum, şu anda yok ama bulamıyoruz da. Elazığ şapkasını Yozgat kasketi olarak satıyorlar. Bunu taktığım zaman Atatürk’ü yad ediyorum. Onun yadigarı Türk milletine. Çok büyük bir armağanı” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx